TurkishEdit

AdjectiveEdit

yedek (comparative daha yedek, superlative en yedek)

  1. auxiliary
  2. spare
    Yedek lastiği almaya unuttuğum o gün lastiğim patlamıştı.
    The day I forgot to take the spare tire with me, my tire bursted.

NounEdit

yedek (definite accusative yedeği, plural yedekler)

  1. replacement
  2. spare, substitute
    O görev için bir yedeğimiz var.
    We have a substitute for that task.

DeclensionEdit

Inflection
Nominative yedek
Definite accusative yedeği
Singular Plural
Nominative yedek yedekler
Definite accusative yedeği yedekleri
Dative yedeğe yedeklere
Locative yedekte yedeklerde
Ablative yedekten yedeklerden
Genitive yedeğin yedeklerin
Possessive forms
Singular Plural
1st singular yedeğim yedeklerim
2nd singular yedeğin yedeklerin
3rd singular yedeği yedekleri
1st plural yedeğimiz yedeklerimiz
2nd plural yedeğiniz yedekleriniz
3rd plural yedekleri yedekleri
Predicative forms
Singular Plural
1st singular yedeğim yedeklerim
2nd singular yedeksin yedeklersin
3rd singular yedek
yedektir
yedekler
yedeklerdir
1st plural yedeğiz yedekleriz
2nd plural yedeksiniz yedeklersiniz
3rd plural yedekler yedeklerdir

Derived termsEdit